top of page

Fesih Tarihi Organizasyon Ücretini Değiştirdi: Yargıtay 2026/2380

3 saat önce
2 dakikada okunur

Tasarruf finansman uyuşmazlıklarında “sözleşme eskiyse organizasyon ücreti mutlaka iade edilir” sonucuna yalnızca imza tarihine bakarak ulaşmak güvenli değildir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 21 Nisan 2026 tarihli, 2025/3761 E. ve 2026/2380 K. sayılı kararı, sözleşmenin kurulduğu tarih ile fesih bildiriminin şirkete ulaştığı tarihin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.


Uyuşmazlık nasıl doğdu?


Tüketici, 21 Ağustos 2020 tarihli serbest tasarruf planı sözleşmesi kapsamında 18.000 TL çalışma bedeli, 100.000 TL peşinat ve dokuz taksit ödemişti. Toplam ödeme 145.000 TL idi. Finansman kullandırılmadığını ileri sürerek 7 Haziran 2021 tarihli ihtarnameyle sözleşmeyi feshetti; ödediği bedellerin faiziyle iadesini ve ayrıca zararının tazminini istedi. İhtarname şirkete 9 Haziran 2021’de tebliğ edildi.


İlk derece mahkemesi 145.000 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle iadesine hükmetti, zarar talebini ispatlanmadığı gerekçesiyle reddetti. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetti. İstinaf, sözleşmenin 7 Mart 2021’de yürürlüğe giren yasal düzenlemeden önce imzalanmış olmasını, çalışma bedelinin iadesi bakımından belirleyici gördü.


Yargıtay neden bozdu?


Yargıtay, fesih iradesinin şirkete 9 Haziran 2021’de ulaştığını ve bu tarihte 6361 sayılı Kanun’un tasarruf finansman sözleşmelerine ilişkin 39/A maddesinin yürürlükte olduğunu esas aldı. Daireye göre somut uyuşmazlıkta organizasyon ücretinin iadesi mümkün değildi. Böylece ilk derece mahkemesinin ücretin de içinde bulunduğu toplam bedeli iade ettiren kararı bu yönüyle ayakta kalmadı.


Kararın ikinci ekseni, birikim alacağının ne zaman istenebilir hâle geldiğidir. Sözleşmede yazılı fesih talebinin iletilmesinden sonra çalışma bedeli dışındaki tasarrufların 80 gün içinde iadesi öngörülmüştü. Yargıtay, arabuluculuk başvurusu ve dava tarihinde bu sürenin henüz dolmadığını belirledi. Birikim alacağı muaccel olmadığından dava açılmasında o aşamada hukuki yarar bulunmadığına hükmetti.


Sonuçta Yargıtay, istinaf kararını ortadan kaldırıp ilk derece kararını davalı yararına bozdu ve dosyayı yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderdi. Karar, tüketicinin alacağının daha sonra da asla istenemeyeceği anlamına gelmez; mahkemenin değerlendirdiği başvuru tarihinde alacağın henüz vadeye gelmediğini ifade eder.


Bu karardan bugünkü sözleşmeler için ne çıkar?


Bu ilamı her tasarruf finansman sözleşmesine aynı biçimde uygulamak doğru olmaz. Olayın sözleşmesi 2020’de kurulmuş, fesih bildirimi 2021’de tebliğ edilmiş ve iade süresi sözleşmede 80 gün olarak düzenlenmişti. Bugün yürürlükte olan düzenlemelerde fesih sonrası birikim iadesi için azami 60 günlük süre bulunmaktadır. Bu nedenle eski bir ilamda geçen 80 gün veya altı ay, güncel bir sözleşmenin iade süresiymiş gibi okunmamalıdır.


Hak talebinde önce sözleşme ve ekleri, ödeme dekontları, fesih bildirimi, bildirimin tebliğ kanıtı ve başvuru tarihleri bir araya getirilmelidir. Organizasyon ücretinin kaderi ile birikimin vadesi ayrı sorunlardır. 2026 tasarruf finansman rehberimiz güncel cayma, fesih ve tahsisat çerçevesini; 60 gün kuralına ilişkin yazımız ise yürürlükteki iade süresini açıklıyor.


Karar ve mevzuat


Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 21.04.2026, 2025/3761 E., 2026/2380 K. Kararın tam metni Yargıtay Karar Arama sayfasında esas ve karar numarasıyla doğrulanabilir. Yasal çerçeve için 7292 sayılı Kanun ve güncel süre değişikliği için 30 Mayıs 2025 tarihli Resmî Gazete incelenebilir.


Bu yazı kararın somut olayını ve yürürlükteki düzenlemelerle ilişkisini açıklar; her sözleşmenin koşulları ve uyuşmazlığın tarihi ayrıca incelenmelidir.


Yorumlar


Osmaniye Mahallesi, Şirin Sokak No: 34 Kat:2

Bakırköy/İstanbul

 

Telefon :

0212 660 20 50

​0532 542 12 97

kenan@calislegal.com

  • Whatsapp
  • LinkedIn

BİZE ULAŞIN

© 2035, WeDu. Wix altyapısı ve güvencesiyle

bottom of page