Eski sözleşmede fesih, iade ve paranın değer kaybı
Tasarruf finansman ilişkisinde sözleşme eski, ayrılma kararı yeni olabilir. Bu durumda organizasyon ücretinin iadesi, birikimin ne zaman ödeneceği ve paranın değer kaybı aynı kurala göre çözülecek tek bir sorun değildir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesinin 25 Nisan 2024 tarihli, E. 2023/3872, K. 2024/636 sayılı kararı, bu üç talebin neden ayrı ayrı incelendiğini gösteriyor.
2018’de yapılan sözleşme, 2022’de açılan dava
Uyuşmazlıktaki konut edinme sözleşmesi 16 Ocak 2018 tarihlidir. Müşteri, çalışma veya organizasyon bedeli ile tasarruf taksitleri ödediğini; istediği finansmana ulaşamayınca sistemden ayrıldığını ileri sürdü. Davada hem organizasyon bedelinin hem taksitlerin iadesini, ayrıca paranın değer kaybının denkleştirici adalet ilkesiyle karşılanmasını talep etti. Şirket ise tahsisat için sözleşmede öngörülen koşulların yerine getirilmediğini, ayrılma sonrası ödeme süresinin henüz dolmadığını savundu.
İlk derece mahkemesi, taksit bedellerinin ödendiğini tespit ederek bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetti. Organizasyon bedeli ve denkleştirici adalet taleplerini reddetti. Tüketici istinafa başvurdu; istinaf mahkemesi de başvuruyu esastan reddetti. Dolayısıyla kararın sonucu “birikim hiç iade edilmedi” değildir: mahkeme, bu kaleme ilişkin ödemenin yapıldığını kabul etti.
Birikim hangi tarihte talep edilebilir hale geldi?
Kararda özellikle ayrılma bildiriminin ve sözleşmedeki iade vadesinin ispatı öne çıktı. İstinaf mahkemesi, fesih iradesinin 1 Ağustos 2022 tarihli arabuluculuk anlaşamama tutanağıyla ortaya konduğunu kabul etti. Sözleşmedeki 80 günlük iade süresi dolmadan, 22 Eylül 2022’de dava açılmıştı. Mahkemeye göre dava tarihinde henüz muaccel olmayan birikim alacağı için şirketin dava açılmasına sebebiyet verdiği söylenemezdi. Karar örneğinde ödeme tarihiyle ilgili ifadeler kendi içinde tutarlı olmadığından, bu yazı ödemenin dava öncesi mi sonrası mı yapıldığına dayalı bir sonuç çıkarmaz.
Bu 80 gün, somut dosyadaki sözleşme hükmüdür; bugün bütün tasarruf finansman sözleşmelerinde geçerli genel süre olarak okunamaz. Üstelik 30 Mayıs 2025’te yönetmelikte yapılan değişiklik, fesihte tasarruf iadesinin azami süresini altmış güne indirdi. Güncel iade süresi ile geçmişteki davanın takvimi bu nedenle ayrı tutulmalıdır.
Organizasyon ücreti ve değer kaybı neden reddedildi?
İstinaf mahkemesi, sözleşmeyi taşınmaz satış vaadi saymadı. Şirketin belirli bir taşınmazı devretmeyi taahhüt etmesinden çok, müşterinin seçebileceği taşınmaza ilişkin bir finansman organizasyonu bulunduğunu değerlendirdi. Bu nedenle sözleşmenin resmî şekilde yapılmadığı için kesin hükümsüz olduğu görüşünü kabul etmedi. Geçerli bir sözleşme bulunduğu sonucuna vardığından, geçersiz sözleşmelerin tasfiyesinde gündeme gelen denkleştirici adalet hesabıyla ek değer kaybı talebini de reddetti.
Organizasyon bedeli bakımından ise mahkeme, 2018’de kurulan ilişkinin 2022’de sona erdirildiğini ve ayrılma tarihinde 6361 sayılı Kanun’un 39/A maddesinin yürürlükte olduğunu esas aldı. Bu çerçevede çalışma bedelinin iadesi istemini kabul etmedi. Kararın bu kısmı, özellikle eski sözleşmeler için otomatik bir sonuç gibi sunulmamalıdır: sözleşmenin kurulma ve sona erme tarihleri, somut metin ve davanın hukuki sebebi sonucu değiştirebilir. Yargıtay’ın sonraki kararında da 2021 öncesi sözleşme ve fesih bakımından farklı tarihsel çerçeve ayrıca anılır.
Dosyadan çıkan pratik ayrım
Katılımevim, Eminevim veya diğer tasarruf finansman şirketleriyle yaşanan bir uyuşmazlıkta “ne kadar yatırdım?” sorusunun ardından dört belge gerekir: imzalı sözleşme ve ekleri, ödemenin hangi kaleme yapıldığını gösteren dekontlar, ayrılma bildiriminin şirkete ulaştığı kayıt ve iadenin gerçekleştiği tarih. Bunlar olmadan organizasyon bedeli, ana birikim ve olası değer kaybı tek toplam halinde istenirse, her kalemin farklı hukuki zemini gözden kaçabilir.
İncelenen karar: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi, E. 2023/3872, K. 2024/636, 25.04.2024. Karar örneği üzerinden yapılan bu inceleme, somut dosyanın sonucunu ve gerekçesini açıklar; farklı tarihli sözleşmeler için bire bir sonuç öngörmez. Güncel mevzuat için 30 Mayıs 2025 tarihli Resmî Gazete esas alınmıştır.




Yorumlar