Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2896: Tasarruf finansman sözleşmesi ve organizasyon ücreti
Tasarruf finansman sözleşmesinden ayrılan bir müşteri, birikim taksitlerinin yanında organizasyon ücretini ve ödediği paranın değer kaybını da isteyebilir mi? Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 20 Mayıs 2025 tarihli kararı, bu soruyu 26 Aralık 2021’de imzalanmış somut bir sözleşme üzerinden yanıtlıyor.
Uyuşmazlığın odağı
Davacı, sözleşme hükümlerinin haksız şart olduğunu savunarak sözleşmenin geçersiz sayılmasını, ödediği tutarların iadesini ve denkleştirici adalet ilkesine göre değer kaybının giderilmesini istedi. İlk derece mahkemesi sözleşmeyi geçerli kabul etti; birikim taksitleri dava sırasında ödendiği için bu bölüm hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer taleplerin reddine karar verdi. İstinaf incelemesinden sonra dosya Yargıtaya taşındı.
Yargıtayın değerlendirmesi
Daire, sözleşmenin yazılı şekilde kurulmuş olmasını ve sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6361 sayılı Kanun hükümleriyle uyumunu esas aldı. İncelediği hükümleri bu olayda haksız şart olarak görmedi. Geçerli sözleşmeden ayrılan davacının denkleştirici adalet ilkesine dayanamayacağı sonucuna vararak istinaf kararını onadı.
Kararın sınırı ve kaynak
Bu sonuç, her ayrılma işleminde organizasyon ücretinin aynı şekilde değerlendirileceği anlamına gelmez. Sözleşmenin tarihi ve içeriği, cayma süresi, fesih bildirimi ve yapılan ödemeler ayrı ayrı incelenmelidir. Karar metninde davalı şirketin adı açıkça yazılmadığından kararın Katılımevim veya başka bir şirkete ait olduğu ileri sürülemez. Aşağıdaki metin resmî Yargıtay Karar Arama kaydıyla (3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1934, K. 2025/2896) karşılaştırılmıştır.
Kararın tam metni
3. Hukuk Dairesi 2024/1934 E. , 2025/2896 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3942 E., 2024/383 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2022/823 E., 2023/594 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle ve davalı vekili tarafından incelemenin duruşmalı yapılması istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ..., davalı vekili Avukat ..., Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; tarafların 26.12.2021 tarihli adi yazılı sözleşme ile müvekkilinin davalıya organizasyon ücreti olarak peşin 75.000,00 TL ile 155.000,00 TL taksit bedeli ödemesi konusunda anlaştıklarını, sonrasında müvekkilinin organizasyondan ayrıldığını, ancak buna rağmen organizasyon ücretleri ve ödenen bir kısım taksit bedellerinin iade edilmediğini, sözleşmenin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu, ödenen bedellerin haksız şart niteliğinde olduğunu ileri sürerek; sözleşmenin kesin hükümsüz sayılması ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıya ödenen organizasyon bedelinden şimdilik 100,00 TL ile her ay ödenen toplam taksit bedelinin şimdilik 100,00 TL'nin ve ayrıca denkleştirici adalet ilkesi gereği ödenen bedelin değer kaybının hesaplanarak şimdilik 100,00 TL'sinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; taraflar arasında 5 farklı sözleşme bulunduğunu, dava konusu 26.12.2021 tarihli finansman sözleşmesi gereği davacının 75.000,00 TL organizasyon ücreti ile 150.000,00 TL peşinat ve bakiye tutarı da taksitler halinde ödemeyi taahhüt ettiğini, davacının birkaç kez çekilişe girdiğini ancak isminin çıkmadığını, fesih iradesini belirten ihtarnamenin 06.05.2022 tarihinde müvekkiline iletildiğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanun (6361 sayılı Kanun), ilgili yönetmelik hükümleri ve taraflar arasındaki sözleşmeye göre fesih işlemi halinde ayrılma dilekçesinin davalı şirkete iletilmesinden sonra 6 ay içerisinde iadenin yapılabileceğini, dava tarihi itibariyle muaccel bir borcun bulunmadığını, sözleşmenin genel işlem şartı yahut haksız şart içermediğini, organizasyon ücretinin iade edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiş, davalı taraf, dava açıldıktan sonra 13.03.2022 tarihinde ''ayrılma ödemesi'' açıklamasıyla davacı hesabına 185.420,00 TL ödeme yapmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin 6361 sayılı Kanun'un 39/A maddesinde düzenlenen tasarruf finansman sözleşmesi olduğu, sözleşmenin yazılı şekilde yapılmakla geçerli olduğu, davacının ödediği tüm taksit bedellerinin ve organizasyon ücretinin KDV hariç tüm tutarının iade edildiği, sözleşmeye ve kanuna göre organizasyon bedelinin talep edilemeyeceği, yalnızca geçersiz sözleşmelerin feshi halinde ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesine göre ulaştığı bedelin istenebileceği, bu nedenle davacının bu yöndeki talebinin reddi gerektiği, taksit bedellerinin dava açıldıktan sonra davalı tarafça iade edildiği gerekçesiyle; sözleşmenin kesin hükümsüz sayılması talebinin reddine, organizasyon bedelinin iadesi talebinin reddine, taksit bedelleri yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6361 sayılı Kanun'un 39/A-4. maddesi gereği sözleşme hükümlerinin haksız şart niteliğinde olmayıp, organizasyon bedeli dışında kalan kısmın iade edileceği, sözleşmenin fesih tarihi itibariyle yürürlükte olan bu yasa maddesi ile taraflar arasında mevcut sözleşmenin 8.1.maddesi uyarınca organizasyon bedelinin iadesi talebinin esastan reddine karar verilmesi gerektiği, sözleşmenin genel unsurlarının 6361 sayılı Kanun'la belirlendiği ve feshedilmeden önce geçerli bir sözleşme olduğu hususları da dikkate alındığında davacının iş bu sözleşmenin kesin hükümsüz sayılması ve sözleşme gereğince zararlarının tazmini taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; 26.12.2021 tarihli genel işlem koşulu niteliğindeki sözleşmenin yapılması sırasında açıkça bilgi verilmediği gibi eksik ve anlaşmaya aykırı tutarlar üzerinden bilgi verildiğini, davalının haksız şart içeren maddeye ilişkin olarak müvekkili davacının sözleşmeye imza atmış olması iddiasının da kabul edilemeyeceğini, çünkü davalının genel işlem koşulu niteliğinde bulunan maddelere ilişkin açıklama ve bilgilendirme yapmadığını, genel işlem koşulları kapsamındaki ilgili sözleşme maddesinin haksız şart olduğu kabul edilerek gerek tasarruf birikim tutarı gerekse organizasyon bedeli tutarının denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanarak iadesine ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen tasarruf finansman sözleşmesi kapsamında, sözleşmenin kesin hükümsüz olduğunun tespiti, ödenen bedelin- organizasyon bedeli dahil- iadesi ile denkleştirici adalet sistemine göre maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
07.03.2021 tarihli ve 31416 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7292 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un; 1. maddesi ile 6361 sayılı Kanun'un 3/1 maddesine eklenen (j) bendi; “ Organizasyon ücreti: Müşterilerin tasarruf finansman sözleşmesi kapsamında tasarruf finansman faaliyeti ve tasarruf fon havuzunun yönetimi karşılığında ödeyecekleri tutarı,", 7. maddesi ile aynı Kanun’a eklenen 39/A-1 maddesi; “Tasarruf finansman sözleşmesi,belirli bir tasarruf tutarı ve dönemine bağlı olarak önceden belirlenmiş koşulların gerçekleşmesi şartıyla konut, çatılı iş yeri veya taşıt edinimi için müşteriye finansman kullanma hakkı veren, şirkete ise müşteriye ait birikmiş tasarruf tutarını yönetme, geri ödeme ve finansman kullandırma yükümlülüğü ile organizasyon ücreti alma hakkı veren, faizsiz finansman esaslarına göre düzenlenen sözleşmedir.” hükmünü içermektedir.
Dava konusu sözleşme 26.12.2021 tarihinde imzalanmış olup sözleşme hükümlerinin sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte olan Kanun hükümleriyle paralel nitelikte olup haksız şart niteliğinde olmadığı, yazılı şekilde yapılmakla geçerli nitelikte bulunan sözleşmeden dönen davacının denkleştirici adalet ilkelerinin uygulanmasını talep edemeyeceği anlaşılmakla usul ve Kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.




Yorumlar