top of page

Birikim İadesinde Erken İcra Takibi: İstanbul İstinaf Kararı

6 saat önce
2 dakikada okunur

Tasarruf finansman sözleşmesinin feshi, müşteriye yatırdığı her tutarı aynı gün icra takibine koyma hakkı vermez. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesinin 25 Nisan 2024 tarihli kararı, organizasyon ücreti ile birikim alacağını ayırdığı kadar talebin ne zaman muaccel olduğunu da tartışır. Dosyanın özelliği, takip başlatıldığında sözleşmedeki iade süresinin henüz dolmamış olmasıdır.


Takvim uyuşmazlığın merkezindeydi


Taraflar 8 Kasım 2020’de konut edinimine yönelik tasarruf planı sözleşmesi imzaladı. Müşteri, 28 Aralık 2021 tarihli noter ihtarnamesiyle sözleşmeden ayrılma ve ödediği tutarların iadesi iradesini bildirdi. 7 Şubat 2022’de icra takibi başlattı; şirket itiraz edince itirazın iptali davası açıldı. Sözleşmenin 8. maddesi, peşinat ve taksitlerden oluşan birikimin fesih talebinin şirkete iletilmesinden itibaren seksen gün içinde iadesini öngörüyordu. Takip tarihinde bu süre dolmamıştı.


İlk derece mahkemesi, ödeme kalemleri ve faiz yönünden davayı kısmen kabul edip icra takibinin devamına karar verdi. İstinaf incelemesinde ise iki alacak kalemi ayrı ayrı değerlendirildi. Bu ayrım, hükmün yalnızca “dava reddedildi” diye özetlenmesini yanıltıcı kılar.


Çalışma bedeli bakımından esastan ret


Kararda “çalışma bedeli” adıyla geçen 59.500 TL, organizasyon ücreti niteliğinde ele alındı. Daire, sözleşmenin 2020’de imzalanmasına rağmen 2021’deki fesih sırasında 6361 sayılı Kanun’un 39/A maddesinin yürürlükte olduğunu belirterek bu kalemin iadesi talebini esastan reddetti. Bu, mahkemenin somut dosyada ücretin geri ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşmadığı anlamına gelir. Ancak sözleşme tarihi ve kanunların zaman bakımından uygulanması farklı dosyalarda ayrıca tartışılabilir; bu istinaf kararının temyiz sonucuna ilişkin eldeki belgede bilgi bulunmuyor.


Birikim bakımından usulden ret ne anlama gelir?


Daire, peşinat ve taksit birikiminin iade edilmesi gereken kalemler olduğunu göz ardı etmedi. Fakat sözleşmedeki seksen günlük süre dolmadan icra takibi başlatıldığı için takip tarihinde alacağın henüz muaccel olmadığını kabul etti. Bu bölümde ret, birikimin hiçbir zaman ödenmeyeceği gerekçesiyle verilmedi; alacağın talep edilebilir zamanı gelmeden takip ve dava yoluna gidilmesiyle ilgiliydi. Karar bu kalemi dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddetti.


Esastan ret ile usulden ret arasındaki fark müşterinin sonraki adımı için önemlidir. İlkinde mahkeme alacağın varlığına ilişkin hukuki değerlendirme yapar. İkincisinde ise talebin o tarihte incelenebilmesi için gereken koşul eksiktir. Sürenin daha sonra dolması ve iadenin yapılmaması hâlinde yeni bir talebin şartları, ödeme kayıtları ve sonraki gelişmeler üzerinden ayrıca değerlendirilir; bu karar otomatik tahsil garantisi vermez.


Bugün aynı seksen günlük süre mi geçerli?


Hayır. İncelenen dosyada seksen gün, tarafların 2020 tarihli sözleşmesindeki iade koşuluydu ve takip 2022’de başlatılmıştı. Güncel mevzuatta fesihte tasarrufun iadesine ilişkin azami süre, 30 Mayıs 2025 yönetmelik değişikliğiyle altmış gün olarak düzenlendi. Eski dosyadaki sözleşmesel seksen günü bugünkü her uyuşmazlığa taşımak hatalı olur. Önce sözleşmenin ve fesih beyanının tarihini, ardından o tarihte uygulanacak kuralı belirlemek gerekir.


Takipten önce hangi belgeler kontrol edilmeli?


Fesih bildiriminin şirkete ulaştığı gün, sözleşmenin iade maddesi, birikim toplamı ve organizasyon ücreti ayrı ayrı belgelenmelidir. Noter ihtarnamesi, gönderi kaydı, şirket cevabı, ödeme dekontları ve hesap dökümü bir arada tutulmalıdır. İade süresinin son günü ile takip tarihi karşılaştırılmadan “alacak ödenmedi” demek yeterli değildir. Katılımevim veya Eminevim gibi şirketlerle yaşanan uyuşmazlıklarda da doğru takip zamanı somut sözleşmeye ve güncel mevzuata göre belirlenir.


İstanbul BAM 57. Hukuk Dairesinin E.2023/3390, K.2024/634 sayılı kararı temyize açık verilmiştir. Elde bulunan metin, daha sonraki kesinleşme veya Yargıtay sonucunu göstermiyor. Kararın öğretici yönü, aynı dosyada organizasyon ücreti ile tasarrufun farklı nedenlerle reddedilmesi ve iade süresi dolmadan başlatılan takibin riskini somut tarihlerle ortaya koymasıdır.


Karar kaynağı: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi, E.2023/3390, K.2024/634, 25.04.2024; kullanıcı tarafından sağlanan Sinerji karar metni. Karar özgün biçimde özetlenip değerlendirilmiştir.


Yorumlar


Osmaniye Mahallesi, Şirin Sokak No: 34 Kat:2

Bakırköy/İstanbul

 

Telefon :

0212 660 20 50

​0532 542 12 97

kenan@calislegal.com

  • Whatsapp
  • LinkedIn

BİZE ULAŞIN

© 2035, WeDu. Wix altyapısı ve güvencesiyle

bottom of page